BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
Font -  Font +

BAKAN ÇELİK’TEN GÜNDEM DEĞERLENDİRMESİ

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen MKYK toplantısı öncesinde, gazetecilerin Suriye ve Mısır’daki gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı.
 
“SURİYE’DE KIRMIZI ÇİZGİLER AŞILDI. ULUSLARARASI ORGANLARDAN TÜRKİYE’NİN TAVRI DOĞRULTUSUNDA BİR TAVIR BEKLİYORUZ” 
 
Uzun zaman boyunca kimyasal silahların kullanılıp kullanılmadığına dair birtakım belirtiler ortaya çıktı. Örneğin hangarlardan bu silahların çıkarıldığı, yerinin değiştirildiği ve kullanıma hazır hale getirildiği şeklinde uluslararası medyada pekçok yayın yapıldı. Fakat buna rağmen kimsenin kılı kıpırdamadı. Şimdi geldiğimiz noktada kimyasal silahların kullanıldığına dair çok güçlü deliller ortaya çıktı.
 
Bir rejim kimyasal silah kullanarak kendi halkını katlediyor. Çocukları katlediyor. Bunun karşısında durması gereken öncelikli organ olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ise kınamanın ötesine geçen bir tutum alamıyor.
 
Bu aslında uluslararası toplumun hukuk, meşruiyet ve uluslararası barış idealine katkı açısından tam anlamıyla bir krizdir.
 
Şimdiye kadar uluslararası toplum tarafından koyulmuş ve uluslararası organların, BM Konseyi’nin takip etmesi gereken hava kuvvetlerinin kullanılması kırmızı çizgisi aşıldı. Şu anda kimyasal silah kullanılmasıyla ilgili kırmızı çizgi aşıldı.
 
Esad rejimi zaten gayrimeşru bir rejimdir. Artık bundan sonrası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ve uluslararası organların meşruiyetinden götürmeye başlar.
 
İnsanlığın önünde bir Bosna katliamı, bir Halepçe katliamı gerçekleşiyor; insanlığın son 20 yılda, 50 yılda yaşadığı katliamların toplamı sadece Suriye’de gerçekleşiyor ve maalesef hiçbir ses çıkmıyor. Yegâne güçlü ses Türkiye’den çıkmaya devam ediyor. Uluslararası organların Türkiye’nin gösterdiği tavır doğrultusunda bir tavır almasını bekliyoruz.
 
“MISIR DARBESİNİN ARDINDAKİ BÜYÜK KOALİSYONU HERKES BİLİYOR. ANCAK ABD’NİN İSMİNİN GEÇMEDİĞİ BİR TUTUM KARŞISINDA CEVAP VERMESİ YADIRGANMALIDIR”
 
Mısır’daki darbenin arkasında, Mısırlılar, ne kadar büyük bir koalisyon olduğunu şu anda ki Mısır’daki darbe yönetimi biliyor ve zaten bunu açıkça da ilan ediyor. Karşılıklı teşekkürler yapılıyor.
 
Sina Yarımadası’ndaki hareketlilik, Sina Yarımadası’nda Mısır’ın, İsrail’in izniyle daha çok kuvvet bulundurmasına dönük yaklaşımlar ortaya bir tablo çıkartıyor.
 
Fakat burada enteresan olan şudur: Amerika Birleşik Devletleri’nin kendisinin içinde ismi geçmeyen, devlet olarak, yönetim olarak ismi geçmeyen bir tutum karşısında cevap vermesi yadırganmalıdır. Herhalde eğer Amerika Birleşik Devletleri’yle ilgili bir iddia ortaya koyulmuş olsaydı buna cevap vermesi anlaşılabilirdi. Fakat isminin geçmediği, yönetimden bahsedilmediği, başka bir devletle ilgili açıklamadan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin cevap vermesi yadırganmalıdır. Bu tabi ki kabul edilemez. Mısır’la ilgili, İsrail’le ilgili onların yaptıkları açıklamalara zaten cevap vermeye devam ediyoruz.
 
“MISIR’LA GERÇEKLEŞTİRİLEN İSTİŞARE DEMOKRASİ VE KOMŞULUK İLİŞKİLERİNDEN KAYNAKLANMAKTADIR’
 
Mısır’da darbe bir günde gelmedi, göstere göstere geldi. Mısır’daki sıkışıklık devam ediyordu. Türkiye bu konudaki demokrasi adına, komşuluk ilişkileri adına gördüğü tehditlerle, tehlikelerle ilgili çeşitli ülkelerle normal istişareleri çerçevesinde Mısır’la da görüşlerini paylaşmıştır. Bu görüşmeyi bu bağlamda değerlendirmek gerekir.
 
“MÜBAREK’İN SERBEST BIRAKILMASI TAM BİR TRAJEDİ”
 
Mübarek’in serbest bırakılması tam bir trajedi. Seçilmiş Cumhurbaşkanı içeride, Mursi içeride ama eli kanlı bir diktatör serbest bırakılıyor.
 
Şimdi bunun karşısında da uluslararası organların hiçbir sesi çıkmıyor. Şimdi bundan sonra demokrasi adına, insan hakları adına, hukuk devleti adına uluslararası toplumun, uluslararası organların meşruiyetini oluşturan temel değerler adına bundan sonra kim ne söyleyecek çok merak ediyorum doğrusu.
 
(22.08.2013)