BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
Font -  Font +

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ÇELİK ADANA'DA

 
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile  Adana'nın İmamoğlu ilçesinde düzenlenen toplu açılış ve temel atma törenine katıldı.
 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun, anlatmaya kitapların, sözlerin yetmediği kadar çok esere imza attığını söyleyen Bakan Çelik, açılışta yaptığı konuşmada, 2002 yılından bugüne kadar çok büyük zorluklarla yürüdüklerine dikkati çekti.
 
 
2002'DEN BUGÜNE BÜYÜK ZORLUKLARLA YÜRÜDÜK
 
Türkiye'de başkalarının sessiz devrim dediği bir devrim gerçekleştirildi. Türkiye'nin bozuk siyasi, ekonomik, toplumsal düzeni yeniden inşa edilirken bu hükümetin önüne darbe planlarıyla, tezgahlarla, suikast teşebbüsleriyle çıktılar. Bu hükümetin, yapılan hizmetlerin önünü kesmek için neredeyse yüz yıldır ortaya konulan her şey, her olumsuzluk son on yılda fazlasıyla ortaya konuldu.
 
BİR MİLLETİN EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİ O MİLLETİN KENDİSİDİR
 
IMF'ye borcunu ödemiş, demokrasisini sağlamlaştırmış, siyasi düzenini kurmuş, dış politikasında kabuklarını kırmış bir Türkiye, İmamoğlu'nda olduğu gibi her köşesine büyük hizmetler götürmüş bir Türkiye nasıl meydana geldi?
 
On yılda Türkiye'de yeni doğal kaynaklar bulunmadı. Türkiye'ye gökten para yağmadı. Türkiye petrol bulmadı. Türkiye başka yerden kendisine zenginlik aktarılan bir ülke olmadı. On yıl önce hangi kaynaklara sahipse bugünde aynı petrol, doğalgaz kaynaklarına sahip.
 
Ama bir şey değişti. On yıl önce ve ondan öncesinde halkın sesine kulak vermeyenler Türkiye'yi yönetiyordu. On yıldır ise halk ne derse o olur diyenler Türkiye'yi yönetiyor.
 
Bir milletin en büyük zenginliği o milletin kendisidir. Eğer bir milletin gücüne, kuvvetine ve kudretine inanırsanız bu her türlü petrol gelirinden, her türlü dış destekten, her türlü ticaretten ve zenginlikten daha büyük bir zenginlik kaynağıdır.
 
 
SADECE MİLLETİMİZİN SÖZÜNÜ DİNLEDİK
 
On bir yıl önce bir çok siyasi iktidar size gelip oy istiyordu. Oyunuzu alana kadar size kulak kesilenler. Oyunuzu aldıktan ve belli zamanlar geçtikten sonra bir takım güç odaklarına teslim oldular. Size kulak vererek iktidara gelenler, iktidara geldikten sonra size kulaklarını kapattılar ve size sırtlarını döndüler. Fakat biz on bir yıl boyunca sadece ve sadece şunu söyledik. Bu ülkede millet ne derse o olur. Onun dışında kimsenin sözü geçerli değildir.
 
SİZE AİT OLANI SİZE İADE EDİYORUZ
 
Bizler, bakanlar, milletvekilleri, yöneticiler işin sadece vitriniyiz. Bu ülkede ne varsa sizindir. İmamoğlu’na ne getirilmişse sizin sayenizde getirilmiştir.
 
Bu ülkeye ait zenginlik, sizin ve çocuklarınızın zenginliğidir. Bu zenginliği, size ait olanı size iade ediyoruz. İktidarımızın özü budur. Bunu kimsenin çalmasına müsaade etmiyoruz.
 
 
BU ÜLKEYİ SADECE MİLLET YÖNETECEK
 
Şimdi açık ve net söylüyoruz; bu ülkeyi sadece millet yönetecek, sadece siz yöneteceksiniz, sadece sizin dediğiniz olacak, başka kimsenin dediği olmayacak.
 
Biz şuna inanıyoruz: Eğer siz, bize bu ülkeyi yönetmek için destek ve güç veriyorsanız biz vazifemizin başındayız. Eğer siz, bu destek ve gücü vermezseniz, biz vazifemizin başında değiliz. Biz önce Cenab-ı Allah’a, sonra size hesap veririz. Diyorlar ki: "Dik durun, eğilmeyin!" Biz zaten sizden başkasının önünde eğilmeyi bilmeyiz. Biz Cenab-ı Allah’ın ve milli iradenin önünde eğiliriz sadece.
 
BİZ SİZİN GÖSTERDİĞİNİZ YOLU TAKİP EDİYORUZ
 
Arkadaşlarımız sağ olsun bize söylüyorlar. Diyorlar ki: Buraya çok büyük hizmetler getirdiniz. Buraya gücünüzü ulaştırdınız. İmamoğlu’na hak ettiklerini getirdiniz. Türkiye’ye hak ettiklerini getirdiniz.
 
Ben de size açık ve net söylüyorum: Bunu yapan biz değiliz. Bunu yapan sizsiniz. Bu hizmetleri vareden, bu Türkiye’yi vareden sizsiniz.
 
O sebeple şunu ben kendi adıma söylüyorum: Bu meydanı dolduranlar, şu meydanın en arkasındakiler, en arkada bayrak sallayanlar, hepiniz benden kıymetlisiniz. Hepinizin Türkiye’ye benden daha çok emeği geçmiştir.
 
O sebeple, siz bizim arkamızda yürümüyorsunuz, biz sizin gösterdiğiniz yolu takip ediyoruz. Ve Allah ömür verdikçe de bu yolu takip edeceğiz.
 
 
DEMOKRASİ MÜCADELEMİZ AZİZ BİR MÜCADELEDİR
 
Türkiye, dünyanın incisi bir memlekettir. Türkiye, bu aziz toprak, mensubu olmaktan şeref duyduğumuz bu aziz millet, aziz memleketimiz, tüm bunlar, eğer milli irade varsa vardır.
 
Bize bu ülkeyi vatan kılanlar, vatan kıldıkları günden itibaren biz bir şeye inandık: Halkın ve Hakk'ın iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur.
 
Ve İmamoğlulular şunu bilirler: Sizin bu meydanları doldurmanız, sadece Türkiye’ye destek vermiyor. Sadece Adana’ya destek vermiyor. Sadece İmamoğlu’na destek vermiyor.
 
Şundan emin olun. Sizin bu meydanları doldurarak oluşturduğunuz o büyük irade, dünyanın bütün mazlumlarına, bütün ihtiyacı olanlara, gözü Türkiye’de olanlara, Türkiye’nin yardımını bekleyenlere de bir selam oluyor.
 
Siz, bu meydanları doldurarak, Türkiye’nin demokrasisini büyüterek, Somali’deki fakir çocuğun sofrasına ekmek götürüyorsunuz. Bosna’daki kardeşlerinize selam götürüyorsunuz. İmamoğlu Ovası’ndan Vardar Ovası’na selam götürüyorsunuz. Seyhan ve Ceyhan Nehri’nden Tuna Nehri’ne selam götürüyorsunuz. Siz, sadece bu meydanları doldurmuyorsunuz, dünyanın bütün meydanlarına selam götürüyorsunuz.
 
Verdiğimiz demokrasi mücadelesi aziz bir mücadeledir. Bu milletin onuru, bu milletin şerefi, bu milletin haysiyeti, bu milletin hak ettiği özgürlük, bu milletin çocuklarının hak ettiği zenginlik, sizin bu iradeniz sayesinde var olacak.
 
 
TÜRKİYE’Yİ SİZİNLE BİRLİKTE VAREDECEĞİZ
 
Aralarda pırlanta gibi, mücevher gibi çocuklarımız var. Herbirinin gözü ışıl ışıl ışıldıyor. Bu çocuklara daha iyiye sağlık hizmetinin verildiği, daha iyi eğitimin verildiği, daha güzel işler bulabildikleri, sizlerin ve babalarınızın çektiği sıkıntıların çekilmediği bir Türkiye’yi sizlerle birlikte varedeceğiz.
 
MİLLİ İRADEYE VERDİĞİNİZ HER DESTEK HELALDİR
 
Siz sadece şundan emin olun; verdiğiniz her oy, milli iradeye verdiğiniz her destek, sahip çıktığınız, sandıkla kurduğunuz her irade, peşinde koştuğunuz, sonuna kadar sahiplendiğiniz her oy helaldir.
 
Şuna emin olun, Ankara'da bir hükümet ve o hükümetin kadroları var. Sizin helal oylarınıza canları pahasına sahip çıkıyorlar ve çıkmaya devam edecekler.
 
Başbakanımız bu güne kadar sizin verdiğiniz destekle bu ülkeye Başbakanlık yaparak, bu ülkenin üzerinde kurulmak istenen bir sürü oyunu bozdu. Bir sürü tezgâhı yok etti. O ve peşindeki kadrolar bu ülkenin demokrasisi için, bu ülkenin ekonomisi için, bu ülkenin daha çok büyümesi için tek bir güce güvendiler. O da sizin verdiğiniz destek.
 
Bazen rüzgâr öyle sert esti ki, kimse karşısında duramadı. Bazen yer sarsıldı. Bazen her taraf kapkara bulutlarla doldu. Ama bir şey vardı. Siz dediniz ki: "Biz geçmişte bir Başbakana sahip çıktık. O Başbakanı elimizden aldılar. Milli iradeyi yok ettiler."
 
Siz dediniz ki: "Biz bu milli iradenin bir daha gasp edilmesine, bir daha çalınmasına göz yummayacağız. Bir daha buna asla izin vermeyeceğiz."
 
 
DEMOKRASİNİN YARATTIĞI İSTİKRAR SAYESİNDE YEPYENİ HİZMETLER GETİRİYORUZ
 
İmamoğlu her seçimi bir demokrasi şölenine dönüştürerek, her seçimi bir milli irade bayramına dönüştürerek, Türkiye’nin bu büyük iradesine sahip çıktı. İmamoğlu demokrasi nedir bilir. İmamoğlu sandık nedir bilir. İmamoğlu oya sahip çıkmak nedir bilir. İmamoğlu bu ülkeyi sadece halkın yönetmesi gerektiğini, bu ülkenin hiç bir güç odağına teslim edilmemesi gerektiğini bilir.
 
Şimdi bugün bütün bu demokrasinin yarattığı istikrar, ekonominin yarattığı refah, dış politikamızın yarattığı büyüklük sayesinde, İmamoğlu'na, çevresine ve Adanamıza yepyeni hizmetler getiriyoruz.
 
SEÇİMLERİN SEÇİMİNE GİDİYORUZ
 
Bu, sizin emeğinizin size verilmesidir. Bu size ait olanın size iade edilmesidir. Sizin çocuklarınızdan çalınmak istenenin çocuklarınızın geleceği için size iade edilmesidir.
 
O sebeple, burada bulunan kardeşlerim burada bulunmayanlara bütün bu gerçekleri bütün açıklığıyla anlatsınlar. İmamoğlu her zaman olduğu gibi sandığa sahip çıkacak. Fakat bu sefer sandık herhangi bir sandık değil. Seçimlerin seçimine gidiyoruz. Sandıkların sandığına gidiyoruz. Oyların oyunu vereceksiniz.
 
İmamoğlu’nu Türk demokrasisinin yeniden medar-ı iftiharı haline getireceksiniz. 1 Nisan sabahı demokrasinin en büyük sesinin İmamoğlu'ndan çıkacağına olan inancımız tamdır.
 
(16.02.2014)
 
  • IMAMOGLU (1)
  • IMAMOGLU (2)
  • IMAMOGLU (3)
  • IMAMOGLU (4)
  • IMAMOGLU (5)
  • IMAMOGLU (6)
  • IMAMOGLU (7)
  • IMAMOGLU (8)
  • IMAMOGLU (9)
  • IMAMOGLU (10)