BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
Font -  Font +

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ÖMER ÇELİK KAHRAMANMARAŞ'TA

BAKAN ÇELİK GERMANİCİA ANTİK KENTİ İÇİN TALİMAT VERDİ

 

 
Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 94'üncü yıl dönümü etkinliklerine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Maraş’taki ören yerlerinde incelemelerde bulundu.

Bakan Ömer Çelik, yerleşim alanları içinde bulunan ve mozaikleriyle dikkat çeken Germanicia Antik Kenti’ni gezerek, mozaiklerle ilgili bilgi aldı.

Bulunan mozaiklerin Kahramanmaraş’ın antik tarihine ışık tuttuğunu belirten Bakan Ömer Çelik, şunları söyledi:

“Germanicia Antik Kenti ile ilgili arkadaşlarımız çok büyük bir hassasiyet gösteriyorlar. Biz de kendilerinin hassasiyetine teşekkür ediyoruz. Buraların korunması, Maraş’a kültür ve turizm açısından kazandırılması için çeşitli fikirleri, alternatifleri var.

Burası çok önemli bir yer. Maraş’ın sahip olduğu coğrafyanın antik tarihiyle ilgili çok önemli ipuçları veriyor bize. Uzman arkadaşlarımız, arkeolog ve müze yetkilisi arkadaşlarımız buranın üzerine titriyorlar.

Ayrıca Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcımız da benimle birlikte geldi sadece burası için. Buraya ne yapabileceğimiz konusunda buradaki projeleri dinledik. Biz de elimizdekilere bakacağız.

Maraş’ın antik tarihine ışık tutacak çok önemli eserler bunlar. Bu aşamadan sonra, bu antik kentin bütün değerlerinin ortaya çıkması için kapsamlı bir çalışma yapılması konusunda talimat verdim.

Burası arkeo-park olarak korunabilirse, arkeo-park olarak değerlendirilsin. Onun ötesinde mozaiklerin korunması konusunda sıkıntı çıkarsa başka bir alternatif düşünülebilir. Ama biz Bakanlık olarak Germanicia Antik Kenti’nin Maraş için bundan sonra  yeni bir cazibe merkezi olması bakımından elimizden gelen desteği vereceğiz.

Maraş zaten bir kültür kenti. Geçmişte jeopolitik olarak çok önemli bir kavşak noktasıydı. Dulkadiroğulları Beyliği’nin başkentliğini yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nda çok önemli bir yeri vardı. Buranın Cumhuriyet tarihimizde de çok önemli bir yeri var.
 
 

GÖZÜMÜZ GERMANİCİA’NIN ÜZERİNDE OLACAK


Zaman içerisinde coğrafyada değişiklikler oluyor, devletler değişiyor, siyasi güç dengeleri değişiyor. Ama bir kentin kültürel kimliği kuvvetliyse kent bütün bu siyasi değişimlerden, bütün bu siyasi türbülanslardan, siyasi çatışmalardan kendi kimliğini, bütünlüğünü koruyarak çıkabiliyor. Maraş bu bakımdan da mayası sağlam bir kent.

Bu Germanicia Antik Kenti ile birlikte Maraş’ın zaten çok güçlü olan tarihsel köklerini daha da geriye götürecek buluntulara kavuşmuş oluyoruz.

Arkadaşlarımız, buranın en iyi şekilde değerlendirilmesi, Maraş için yeni bir cazibe merkezi olması, Maraş’a gelenlerin bunları burada ya da başka şekilde görmesi tanıması açısından en uygun projeyi gerçekleştirecekler. Bundan sora gözümüz buranın üzerinde olacak.

Şu bilinsin, evinde buluntu çıkan hiçbir vatandaşımız mağdur edilmez, herhangi bir sıkıntıya sokulmaz. Tam tersine bulduğu bu eserin kazandırılması hususunda gösterdiği işbirliğinden dolayı ona kolaylık sağlanır.”

Bakan Ömer Çelik, daha sonra Kahramanmaraş’ta yetişmiş önemli şairlerin hayatını anlatan “Yedi Güzel Adam” isimli dizinin çekimlerinin yapılacağı eski Amerikan Lisesi’ni gezdi.

Kahramanmaraşlıların kentlerinde yetişmiş ilmi ve edebi şahsiyetlerin hatıralarını özenle koruduğunu belirten Bakan Ömer Çelik, şunları söyledi:
 
 
 

MARAŞ İLMİ EDEBİ ŞAHSİYETLERİNE SAHİP ÇIKIYOR


“Maraş çok özel bir şehir. Maraş’ın tüm yöneticileri, siyasileri, sivil toplum örgütleri, kentin ilmi şahsiyetlerinin, edebi şahsiyetlerinin hayatı üzerine, hatırası üzerine titizleniyorlar. Ona çok büyük bir kıymet veriyorlar.

Tarihler, resmi tarihler olduğu için siyasiler üzerinden yazılır, kahramanlar üzerinden yazılır, devlet adamları, askerler üzerinden yazılır. Ama şehre ruhunu ve kimliğini veren, ilmi ve edebi şahsiyetler üzerinden pek tarih yazılmaz. Maraş bu konuda  istisnai bir şehir. Kahramanlarından daha da fazla ilmi ve edebi şahsiyetlerine önem veriyor.

Bizim yaptığımız iş bir memleketin 5,10,15 yılını idare etmektir. Kalıcı eser kalırsa kalır. Fakat ilmi ve edebi şahsiyetlerin yaptığı iş o kentin, memleketin ruhuna imza atar, kimliğine imza atar. Alimlerin, şairlerin yaptığı iş daha kalıcıdır, daha büyüktür.  O sebeple Atatürk de “Cumhuriyetin temeli kültürdür” demiştir. Bu kent antik dönemden Osmanlı’ya ve bugüne bu kimliği sayesinde kalmıştır.”

İncelemelerin ardından Bakan Ömer Çelik, son olarak Kahramanmaraş Kent Kurtuluş Müzesi’ni ziyaret etti.
 
 
KİMSENİN BU ÜLKENİN İRADESİNİ MİLLETİN ELİNDEN ALMASINA MÜSADE ETMEYECEĞİZ

Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 94'üncü yıldönümü etkinliklerinde konuşan Bakan Ömer Çelik, Maraş’ın taşıdığı “Kahraman” sıfatının onurla taşınması gereken yegane miras olduğunu vurguladı.

Bu ülkenin iradesini milletin elinden kimsenin almasına müsade etmeyeceklerinin altını çizen Bakan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Buraya gelmeden önce bana bir arkadaşım sordu, Maraşlılar kimlerdir diye. Ben de dedim ki: Marşlılar bütün kitaplarda yazılanların, bütün bildiklerimizin, tarihçilerin yazdıklarının çok ötesinde, 'Edeler Diyarı'nın yiğit evlatlarıdırlar. Marşlılar bize Anadolu’nun kapısını açan Alparslan’ı sevdikleri kadar Sütçü İmam’ı baş tacı edenlerdir.

Maraşlılar, Abdullah Çavuş’la Kudüs’ün muhafızı Selahaddin Eyyubi arasındaki köprüdürler. Maraşlılar, Dicle ve Fırat’ın duasını Tuna Nehri'ne ulaştıranlardır.

Sizler Sütçü İmam’ın, Abdullah Çavuş’un, Senem Ayşe’nin çocukları, bu topraklardaki mukaddesatın bekası adına kanlarıyla büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşı Kazım Karabekir’in ifadesiyle “emsalsiz bir menkıbe-i celadet” yazanlar. Bu kutlu ecdadın hatırası önünde her yıl bu bayramı coşkuyla kutlayanlar. Bayramınız kutlu olsun.

Kuşkusuz bir beldeyi anlamlı kılan hiç şüphesiz hayatı boyunca o yörede yaşayan insanların söyledikleridir. O insanların, bir şehri, bir toprağı anlamlı kılması esastır. Onların söyledikleri sözler ve yaptıkları işler, o şehrin kimliğini ve ruhunu oluşturur. Ne mutlu bana ki, bugün ruhu ve kimliği apaçık bir meydanda sizlerle beraber olma fırsatı buldum.
 
 

MARAŞ’I DÜŞÜNDÜĞÜN KADAR, BÜTÜN COĞRAFYAMIZI DA DÜŞÜN


Buraya en son 20 yıl önce gelmiştim maalesef. Fakat o gün geldiğimde hissettiklerimi bugün de hissediyorum.

Buraya ayak bastığınızda hemen şunu hissedersiniz: Sanki bir sokak ötede Sütçü İmam’la karşılaşacak, bir köşe başında Abdullah Çavuş’la hasbihal edecek, bir sokakta Senem Ayşe’den hatıralar dinleyeceksiniz.

Siz bilirsiniz, Rıdvan Hoca sadece Maraş’ta yaşayan bir kahraman değildir. Rıdvan Hoca Maraş’ın bir kahramanı olduğu kadar bir semboldür de. Rıdvan Hoca gibiler bize şunu öğrettiler: Maraş’ı düşündüğün kadar, Ankara’yı da düşün, İstanbul’u da düşün. Gazze’yi de, Bosna’yı da, Bakü’yü de düşün, bütün coğrafyamızı düşün.

İşte Rıdvan Hoca bize bu büyük insanlık dersini veren Maraşlı bir kahramandır. Nitekim, sizin kahramanınız, Maraş’ın evladı Halil Ağa bize şunu öğretti: Biz Maraş’ın aldığı kahramanlık unvanının dünyada emsalsiz olduğunu biliyoruz. Ama Maraş bu kahramanlık unvanını sadece Maraş ve Maraşlılar için saklamıyor, sadece onlar için muhafaza etmiyor. Maraş’ın sakladığı kahramanlık unvanı, taşıdığı bu istiklal madalyası, bütün Anadolu coğrafyası, Türk coğrafyası, İslam coğrafyası ve bütün medeniyet coğrafyamız için bir semboldür.

Nitekim Maraş sadece kahramanlarıyla değil, büyük kültür tarihiyle de emsalsiz bir şehirdir. Sokaklarında Abdurrahim Karakoç’un Mihriban’ını, Mahsuni Şerif’in Çeşm-i Siyah’ını duyarsınız.

Afşin’de Ashab-ı Kehf’in muhteşem hayat hikayesi bütün bir hayatınıza yolculuk eder.

Arif Nihat Asya’nın dediği gibi 'Maraş Türkiye’nin köşe taşıdır. Maraş Türkiye’nin mücevheridir bizim için.' Maraş sadece Maraşlılar için değil, hepimiz için bir kahramanlık nöbetidir.

Maraş’ın  jeopolitik bakımdan tarihte kervan yollarının kesişim noktası olması, onu her bakımdan da önemli bir kültür şehri kılmıştır. Alaaddin Keykubat devrinde altın çağlarından birini yaşamıştır.

Nitekim bugün gurur duyduğumuz, Kum’daki Maraşi Kütüphanesi’ndeki en değerli eserler buradan gitmiştir.

Fatih Sultan Mehmet Han’dan itibaren Topkapı Sarayı’nın tezyini Maraş’tan yapılmıştır.

Töresiyle, coğrafyasıyla, mimarisiyle folkloruyla ve bunlardan çok daha öte, geçmişte yaşadığı ortak acılarla ve tecrübelerle, Maraş kendisi kenetlenmiş ve ülkemizin tamamını da kurtuluş destanı etrafında kenetlemeyi bilmiştir.
 
Kahramanmaraş’ın kimliği, her şeyden önce, destansı bir kahramanlığın hatırası üzerine bina edilmiştir. Bu nedenle bugün Maraş’ın taşıdığı  'Kahramanlık' unvanı tüm Türkiye’nin en aziz yadigarı olarak bugün sizlere emanettir. Bu dünyada hiçbir maddi unsurla alınamayacak kadar kıymetli bir emanettir.
 
Şüphesiz ‘Kahraman’ nitelendirmesi, ülkemizin pek çok kenti için de pekala kullanılabilir. Tarihimizin pek çok dönemi için pekala kullanılabilir.
 
Zira aziz ve mensubu olmaktan şeref duyduğumuz büyük milletimiz, hangi coğrafyada ve hangi etnik mensubiyete bağlı olursa olsun, yiğitlik ve kahramanlık konusunda tarih boyunca hep büyük sınavlar vermiştir. Ancak adının önüne bu nitelendirmeyi sadece Kahramanmaraş alabilmiştir.
 
O sebeple Kahramanmaraş’ta doğmak  ve doğarken İstiklal Madalyası sahibi olmak ancak sizlere has bir ayrıcalıktır.
 
Bu unvan size, ecdadımızın bırakmış olduğu ve tarihin tescil ettiği büyük bir şereftir.
 
Fakat bunun sadece bir unvan olmasının ötesinde, bir emanet olduğunu da hepimizin idrak etmesi gerekiyor. Çünkü bir unvanı korumak, onu hakkıyla taşımak ona sahip olmaktan daha zordur.
 
 
 

BİRLİĞİMİZE, DİRLİĞİMİZE, İDEALLERİMİZE YÖNELİK TEZGAHLARI FARK ETME BASİRETİNİ VE ENGEL OLABİLME HAMİYETİNİ GÖSTERMELİYİZ

 
Bu unvanın sizlere ve bizlere yüklediği en önemli sorumluluk, geçmişte ecdadımızın bizim istiklalimiz adına atlattığı badireleri ve ödediği bedelleri unutmamak, bunun yanı sıra bugün de, açıktan ya da örtülü, birliğimize, dirliğimize ve gelecek ideallerimize yönelik planlanan tezgâhları ve ortaya konulmaya çalışılan tuzakları fark etme basiretini ve de engel olabilme hamiyetini gösterebilmektir.
 
İçinde bulunduğumuz coğrafya ve bu coğrafyada yaşanan gelişmeler bizi, her zamankinden çok daha fazla duyarlı olmaya, Kahramanmaraş’ın milli istiklalimizi korumak için sahip olduğu tecrübeden daha fazla yararlanmaya mecbur kılıyor.
 
Son 11 yıllık dönemde ülkemizde yakalanan istikrar ve bu istikrarın bir yansıması olarak, ekonomik büyüme, büyük dış politika, gelişme, sadece dünyanın ilgisini üzerimize çekmekle kalmamış, ülkemizle ilgili kötü emelleri olanları da tahrik etmiştir.
 
Bütün bu olumlu gelişmelerin yanı sıra ülkemize dönük olumsuz gelişmeler konusunda da Kahramanmaraşlıların her zaman sahip olduğu duyarlılığa bugün daha çok ihtiyacımız var.
 
 

KANGREN HALİNE GELMİŞ TERÖR ORTAMI ÇÖZÜM YOLUNA GİRMİŞTİR

 
Pek çok alanda çok önemli aşamalar kaydediyoruz. Özellikle çözüm süreci ile kangren haline gelmiş, 30 yıl boyunca ülkemizde şehitler verilmesine, aziz evlatlarımızın hayatlarını kaybetmesine sebep olmuş terör ortamı son bir yıldır büyük oranda silahsızlandırma sürecinin başlamasıyla birlikte ileri adımların atılması, büyük bir cesaret örneğinin ortaya koyulmasıyla birlikte çözüm yoluna girmiştir.
 
Bu istikamette, ülkemizde hangi etnik gruptan olursa olsun, birliğimizi ve dirliğimizi korumak üzere bütün vatandaşlarımızın hak ve hürriyetlerini teminat altına alacak adımlar süratle atılmaya devam etmektedir.
 
İnsanımızın, özellikle aziz Kahramanmaraşlıların ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara prim vermemesi, milli mücadele ruhuyla ülkemizin istikrarına ve kalkınmasına bundan böyle çok daha sahip çıkması, milli iradeye ve onun mücessem temsilcisi olan yüce meclise ve milletimizin kendisinin seçtiği hükümetine sahip çıkması, bugünden sonra daha da önemli olacaktır.
 
Siz, Milli Mücadele ruhunu en iyi bilenlerdensiniz. Aziz Kahramanmaraşlılar, yüce meclise ve temsil ettiği iradeye sahip çıkınız. Kahramanmaraş her zaman, her demokratik seçimde, kendi meclisine sahip çıkma konusunda en yüksek iradeyi göstermiştir.
 
 

MECLİSİMİZ, DÜNYADA KURTULUŞ SAVAŞINDAN ÖNCE KURULARAK, KURTULUŞ SAVAŞINI KOMUTA ETMİŞ YEGANE MECLİSTİR 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hepinizin bildiği gibi dünyadaki bütün meclislerden çok büyük bir farkı vardır. Dünyadaki bütün meclisler bir kurtuluş savaşının sonunda kurulmuştur. Fakat, bir tek Türkiye Büyük Millet Meclisi bir kurtuluş savaşının sonunda kurulmamıştır. Tam tersine kurtuluş savaşından önce kurularak, kurtuluş savaşına komuta etmiş yegane meclis, yüce meclisimizdir.
 
Sizler Milli Mücadele ruhunun tecessüm etmiş halisiniz. Yiğitliği ve kardeşliği, tek bir ‘ede’ sözcüğü ile ifade eden büyük bir kültüre ve büyük bir geçmişe sahipsiniz.
 
O sebeple, Kahramanmaraş’ın temsil ettiği değerler ülkemizin tamamı, yakın coğrafyamızın tamamı için bugünden sonra daha da önemli olacaktır.
 
Nitekim kahramanlığının ve civanmertliğinin ötesinde, sahip olduğu şairler, sahip olduğu kültür hayatıyla Kahramanmaraş, ülkemizin en değerli ilim, irfan ve edebiyat eserlerinin verilmesinde de öncü bir rol oynamıştır.
 
Hükümet olarak gayemiz, siyaset kurumları gibi üst yapıdan, belediyecilik gibi altyapı hizmetlerine kadar her kademede, size ait olanı, bizatihi sizin olanı kendinizden hissedeceğiniz ve rahatlıkla sahip çıkacağınız eserleri sizlere kazandırmaktır.
 
Size ait olanı, yine size iade etmektir. Bir başka ifade ile milli iradeyi, milli iradenin gerçek sahibi olan yüce milletimizin yönetmesi hususunda büyük hassasiyet gösteriyoruz.
 
Bu mantıkla geliştirmeye çalıştığımız pek çok anlayışla hizmetin mahallinde ve süratle, merkezi hükümetin vizyonuyla sizlere verilmesi hususunda tüm arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.
 
Bu surette bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da nice eserlere kavuşacaksınız.
 
Sizler her seçimi, her demokratik aşamayı birer bayrama çevirmeyi bildiniz. Bu sebeple ülkemizde verilen mücadeleyi, demokrasi mücadelesinin, binbir sıkıntılarla gerçekleştirilen özgürlük mücadelesinin ne anlama geldiğini en iyi siz bilirsiniz.
 
Ülkemizin demokratikleşmesi, insanımızın birbiriyle, kardeşçe ve huzur içinde yaşaması bu şekilde her birimizin üzerimize düşen vazifeyi yerine getirmesi hususunda bizler elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu inanç ve gayretle sizlerle daha çok kenetlenmeye devam ediyoruz.
 
Yaklaşmakta olan yerel seçimler inanıyorum ki, Maraş’a yeni bir aşama kaydettirecektir. Milletçe yaşadığımız her toplumsal sıkıntıyı birbirimize daha çok kenetlenerek aştık. Daha büyük ve müreffeh bir Türkiye için her kesimden vatandaşımızla, ayağımıza çelme takmaya çalışanlara inat büyük hedeflerimize daha büyük adımlarla ilerlememizi temenni ediyorum.
 
Bakan olarak, benim Bakanlığımın vazifesi olarak Maraş’ın ruhunu, kimliğini ve bu meydanları doldurarak bu ruha ve kimliğe sahip çıkan sizlerin burada sahip çıkılmasını istediğiniz eserlere daha çok sahip çıkmayı vadediyorum, sizlere bunun sözünü veriyorum.
 
 

BU ÜLKE SİZİNDİR, BUNU SİZDEN KİMSENİN ALMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

 
Maraş’a sahip çıkmak bir vazife değildir, Maraş’a sahip çıkmak bir onurdur. Bizler, bakanlar, milletvekilleri, kamu yöneticileri, bizler işin sadece görünen tarafıyız. Son 11 yılda bu memlekette ne olduysa, bu ülkenin demokrasisi ne kadar geliştiyse, ekonomisi ne kadar geliştiyse, dış politikada Moğolistan’dan Somali’ye, Bosna Hersek’ten Kut’ul Amara’ya kadar ne kadar uzun bir yol yürüdüysek bu başarının sahibi biz değiliz sizsiniz.

O en arkada duranlar, ellerinde bayrak sallayanlar, bu meydanları dolduranlar şunu bilin ki; bu ülke sizindir, bu ülkenin iradesi sizindir, bu ülkenin yönetimi size aittir ve bunu sizden kimsenin almasına müsaade etmeyeceğiz."
 
(12.02.2014)
 
  • GERMANICIA (5)
  • GERMANICIA (4)
  • GERMANICIA (3)
  • GERMANICIA (2)
  • GERMANICIA (1)
  • KMARAS (10)
  • KMARAS (9)
  • KMARAS (8)
  • KMARAS (7)
  • KMARAS (6)
  • 1-2
  • KMARAS (2)
  • KMARAS (3)
  • KMARAS (4)
  • KMARAS (5)