BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
Font -  Font +

TÜROFED 4. OLAĞAN GENEL KURULU ANTALYA’DA TOPLANDI

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) 4. Olağan Genel Kurulu Antalya Mardan Palace Otel’de toplandı.
 
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen genel kurul toplantısı Bakanlık ile otelcilik sektörünün önemli isimlerini bir araya getirdi. 
 
TÜROFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun turizm sektörünün durumunu, sıkıntılarını, beklenti ve hedeflerini anlattıkları açılış konuşmalarının ardından sektöre hitap eden Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, taktik meselelerle uğraşmaktan stratejik meselelere zaman kalmadığını söyleyerek, artık turizmde yazılımı değiştirme zamanı geldiğinin altını çizdi.
 
Günümüzde artık turizmi yeniden icat etme ihtiyacı olduğunu dile getiren Bakan Çelik, göreve geldiği günden itibaren Türkiye’nin tanıtım stratejisini köklü bir şekilde değiştirme çabasına özellikle önem verdiğini belirtti.
 
Türkiye’nin tanıtımı için Bakanlığın bütçesinden ayrılan miktarı TOBB’un da tanıtıma harcanmak üzere ayırmasını TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan isteyen Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, özellikle turizm sektörünün tek başına Bakanlığın yöneteceği bir sektör olmadığını, Bakanlığın burada ön açıcı, vizyon koyucu, standart belirleyici bir misyon alması gerektiğini söyleyerek, turizmin yönetiminde Bakanlık ile sektörün birlikte hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.
 
 
KRİZLERE KARŞI BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ
 
“Yazın başında Türkiye’deki bir takım olaylar sebebiyle bunun rakiplerimiz tarafından Türkiye’nin aleyhinde kullanılması karşısında bir kriz yönetim planı yaptık. Bu kriz yönetim planı içerisinde Türkiye’nin özgüvenini kaybetmemesi, turizm sektöründe bir kriz algısı olmaması gerektiğini ifade ettik.
 
Maalesef başka bir takım örgütlerden ya da turizmcilerden ‘Türkiye’de bir kriz var. Olumsuz etkileneceğiz’ şeklinde beyanlar gelmesine rağmen TÜROFED ortaya koyduğumuz eylem planına tam bir sadakat gösterdi ve sonuçta başkaları tarafından aleyhimize kriz olarak oluşturulmaya çalışılan bir süreci Türkiye için bir fırsata dönüştürerek bunu hep beraber atlattık.”
 
HAYATIN ESASI HERHANGİ BİR STRATEJİDE BİR MESELENİZ OLMASIDIR
 
“Ne kadar iyi pozisyonda olursanız olun, ne kadar değerli imkânlara sahip olursanız olun bir stratejiniz yoksa herhangi bir şekilde herhangi bir meseleyi başarıya ulaştırmanız mümkün değildir. Turizm sektörünün her bir üyesi başlı başına bir başarı örneğidir. Bu sektör bizim ve ülkemiz için çok kıymetli.
 
Ancak benim gördüğüm temel problem taktik meselelerle uğraşmaktan stratejik meselelere yeterince vakit ayrılmıyor. Önce stratejiyi doğru koyacağız ki diğer taktik meseleler zaten kendiliğinden çözülecek.”
 
TURİZMDE YAZILIMI DEĞİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR
 
“Turizm ile ilgilenmek, turizmi bir yere getirmek dediğimizde tek tek bütün otellerin şu ya da bu meseleden kaynaklanan ya da bulunduğu konumdan kaynaklanan sorunlarının çözümünden ibaret bir turizm stratejisi anlamıyoruz. Bu bir taktikler paketidir.
 
Esas mesele Türkiye’nin turizmle ilgili geldiğimiz noktada yazılımını değiştirmemiz gerekiyor. Yazılımı değiştirmezsek, tek tek bir sürü meselede turizmi olumsuz etkileyecek önümüze bir takım virüsler çıkar. Biz de anti virüs programlarıyla bunu gidermeye çalışırız.
 
Türkiye’nin artık turist sayısını artırmak kadar önemli bir meselesi her bir turistten aldığı geliri arttırmasıdır. Bunun için de bizim makas değiştirmemiz gerekiyor.
 
Turizm sektörünün devletten ve kamudan talepleri başımızın üstünde fakat biz bu standartları koyduğumuz zaman hiçbir arkadaşımızın bize ‘bu standarttan bizi istisna tutun’, ‘bana biraz daha süre verin’, ‘benim şu hazırlıklara ihtiyacım var’ gibi bahane üretmemesi gerekir.
 
Bu standartları belirlediğimiz zaman hiç istisnasız ve katı bir biçimde uygulayacağım bu standartları.
 
Çünkü o zaman biz yazılımı değiştiremeyiz, stratejik düzeyde ortaya koyacağımız vizyonu gerçekleştiremeyiz.”
 
TURİZMİN BİZE GETİRİLERİNİ SAĞLAYAN İMKÂNLARA İYİ DAVRANMIYORUZ
 
“Ben pek çok arkadaşımızla konuşuyorum ve bu yaz pek çok yeri inceledim. Ortaya çıkan tablo şu: Biz toprağa iyi davranmıyoruz. Turizmin bize getirilerini sağlayan imkânlara biz iyi davranmıyoruz. Havaya, suya, kültüre iyi davranmıyoruz. Bunların da bizim üzerimizde hakkı var.”
 
SİZİN BAKANLIĞINIZ OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞEN MÜKELLEFİYETİ YERİNE GETİRECEĞİZ
 
“Kamunun sizin önünüze engel çıkarması gibi bir durum kendi kendini sabote etmesi anlamına gelir. Daha çok istihdam yaratmanız, gelir üretmeniz siyasetçinin işine gelir. Dolayısıyla biz sizin Bakanlığınız olarak burada üzerimize düşen mükellefiyeti yerine getirmek konusunda elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bizden istenilenleri arkadaşlarım burada not ediyorlar. Bunların her birini ciddi bir şekilde takip edeceğiz.”
 

BİR ÜLKE HİKÂYESİNİ SATABİLDİĞİ ORANDA KENDİSİNİ SATABİLİR
 
“Türkiye’nin tanıtımı konusunda artık parça parça ve küçük meselelerden çıkıp bütünsel bir yaklaşım üretmemiz gerekiyor. Bir ülke hikâyesini satabildiği oranda kendisini satabilir. Hikâyeniz olmadan sadece denizinizi tanıtırsanız deniz her yerde var. Sadece kum, güneş tanıtırsanız o her yerde var.”
 
TÜRKİYE’NİN 10 YILLIK HİKÂYESİ BÜTÜN DÜNYANIN DİKKATİNİ ÇEKTİ
 
“Türkiye’nin bir hikâyesi var. Türkiye, bundan 10 yıl evvel, 11 Eylül olaylarının arkasından bütün dünya güvenlikçi bir bakış açısına doğru giderken demokrasi ve özgürlükler tarafına doğru ilerledi. Geçmişte özgürlükler ve demokrasiye doğru dünya giderken biz güvenlikçi bir bakış açısına doğru gidiyorduk. Ama 10 yıl evvel makas değiştirdik. Doğru bir istikamet tutturduk.
 
11 Eylül olaylarından sonra dünya güvenlikçi bir bakışa doğru kayarken, Türkiye’nin bir demokrasi ve özgürlükler sürecini yaşaması bütün dünyanın dikkatini çekti. Herkes ‘bu ülkede bir şey oluyor’ dedi.”
 
TURİZM STRATEJİSİNDE SİYASİ İSTİKRAR VE DİRAYET ÖNEMLİDİR
 
“Bir ülkeyi merak etmeye başladığınızda o ülkenin kültürünü merak edersiniz ve o ülkeyi ziyaret etmek istersiniz. Dolayısıyla siyaset düzeyinde ürettiğiniz diplomasi sizin turizm anlamındaki insani diplomasinizi doğrudan etkiler.
 
Mesela turizmin bütün ülkeye yayılmasından, turizmin çeşitlendirilmesinden bahsediyoruz. Çeşitlendirme için gereken unsurlardan bir tanesi de coğrafyamızın tamamının turizm açısından cazibe merkezi haline gelmesidir. Fakat siyasi istikrar ve siyasi dirayet o kadar önemlidir ki, eğer ülkenizin bir kısmında asayiş olayları oluyorsa ülkenin tamamına turizm stratejinizi yayamazsınız.”
 
EN ÖNEMLİ MESELEMİZ TÜRKİYE’NİN HİKÂYESİNİ DÜNYAYA ANLATMAKTIR
 
“Ama dirayetli bir şekilde ortaya konulan çözüm süreci bugün neredeyse gidilmesi, yatırım yapılması düşünülmeyen bölgeleri süratle cazibe merkezi haline getiriyor.
 
Burada Türkiye’nin siyasi hikâyesini dünyaya anlatmamız en önemli meselemiz olmak zorundadır.
 
Ben bu göreve geldikten sonra en çok üzerinde durduğum şey Türkiye’nin tanıtım stratejisini köklü bir biçimde değiştirme çabasıdır. Türkiye’nin zenginliklerini tek tek, parça parça tanıtmak ülkeyi tanıtmak değildir. Türkiye kendi zenginliklerinin ötesinde bir fenomendir. Dolayısıyla Türkiye’nin hikâyesini tanıtmamız gerekiyor.”
 
TOBB’DAN TANITIM STRATEJİSİ SUNUMU BEKLİYORUM
 
“TOBB Başkanımız pek çok isteği dile getirdi. Ben de şimdi kendisiyle bir konuyu paylaşıyorum. Çok kısa zaman içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye’nin tanıtımı için ayırdığı bütçe kadar bir miktarı, TOBB’un Bakanlıkla birlikte Türkiye’nin tanıtımı için harcamak üzere ayırmasını bekliyorum.
 
THY çok önemli tanıtım stratejileri geliştiriyor. Hepiniz tanıtıma kendi çapınızda büyük para harcıyorsunuz. Biz bu yeni dönemde bütün birikimimizi, bütün mali imkânlarımızı köklü bir biçimde tek tek parçaları anlatmaya değil, Türkiye’nin bütününü anlatmaya ayıracağız. O sebeple de en geç Nisan ayının sonuna kadar nasıl bir tanıtım düşündükleri konusunda küresel anlamda deneyimli bir firmadan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunum yapabilecek bir tanıtım stratejisini TOBB’dan bekliyorum. 30 Nisan son tarihtir.”
 
DEVLET ÖNCÜLÜK ETSİN YAKLAŞIMINI BİR KENARA BIRAKACAĞIZ
 
“Sizin bağlı olduğunuz kuruluşlar TOBB ve onun altındaki kuruluşlar Türkiye’nin omurgasını taşıyan, Türkiye’nin başta orta sınıfı olmak üzere Türkiye’nin üreten kesimlerini taşıyan kuruluşlar. Bu kuruluşların ürettiği emeğin, katma değerin Türkiye’ye katkısının biz farkındayız. Ama artık devlet öncülük etsin gibi üçüncü dünyacı yaklaşımı bir kenara bırakacağız. Devlet ön açacak vizyon koyacak. Öncülüğü sivil toplum yapacak.
 
Türkiye’nin dışarıda anlatımı konusunda siyasetin sivil topluma kefaleti gibi bir şey söz konusu olamaz. Tam tersine sivil toplum siyasete kefil olacak. Benim ülkemde iyi şeyler oluyor. Ülkemin demokratikleşme standartları yükseltiliyor, ülkemin özgürlüğünün standartları yükseltiliyor diye sivil toplum bu hikâyeyi anlatmaya başladığı zaman önümüze dünyanın dışına da anlatabileceğimiz bambaşka bir tablo çıkacak.”
 
 
DEVLETİN VE SEKTÖRÜN TURİZME VERDİĞİ EMEĞE NAZARAN TURİZM GELİRİMİZ YETERSİZ  
 
“Bakan olduğum zaman sizinle bir argüman paylaşmıştım. Telefonu Alexander Graham Bell icat etti. Bugün elimizde kullandığımız telefona da iPhone diyoruz. Fakat  Steve Jobs’un iPhone’u dünyaya tanıtırken söylediği bir şey vardı. ‘Yeni bir telefon yapmıyoruz, telefonu yeniden icat ediyoruz.’ dedi.
 
Geldiğimiz noktada turizmi yeniden icat etmeye ihtiyacımız var. Turizmi yeniden icat etmek durumundayız.
 
En son İngiltere’de Dünya Turizm Örgütünün Birleşmiş Milletler bünyesindeki G20 ülkeleri Bakanlar Kurulu Toplantısı’na katıldım. Herkes Türkiye’nin hikâyesini merak ediyor. Türkiye’nin bu işleri nasıl yaptığını merak ediyor. Biz bütün bunları dinleyerek, bütün bunları paylaşırken kendimizi mükemmel bir noktada görmediğimizi ifade ediyoruz. Niçin? Çünkü bizim esas meselemiz şu: Turist sayısını artırmak kadar bu gelirin turizm sektörünün buna verdiği emeğe, devletin buna verdiği öneme göre hala yeterli olmadığını düşünüyoruz.
 
Çok daha fazlasını biz yapabiliriz. Şunu hiçbir zaman unutmamak lazım: Bir ülke insanların zihninde parça parça değil, bir paket olarak satın alınır. Bölgenizde ne kadar barış üretebiliyorsanız, barışçıl bir pozisyon alabiliyorsanız, ekonominizin seviyesini ne kadar yükseltebiliyorsanız ve en önemlisi de demokrasinizin standartlarını ne kadar yükseltebiliyorsanız o kadar cazip bir ülke haline geliyorsunuz.”
 
TÜRKİYE’NİN GELDİĞİ NOKTADA NASIL BİR BAŞARI HİKÂYESİ OLDUĞUNU RAKAMLAR ORTAYA KOYUYOR
 
“Türkiye 11 yıldır bu istikamet, bu dirayet içerisinde yoluna devam ediyor. Bu çerçevede rakamlar ortadadır. Rakamlar çok açık ve net bir biçimde Türkiye’nin geldiği noktada nasıl bir başarı hikâyesi olduğunu ortaya koyuyor.
 
Dünya Turizm Örgütü’nün 2013 yılında dünya turist sayısında beklediği artış oranı bölgesel olarak yüzde 3-4 civarındadır. IMF Türkiye’nin 2013 yılında yüzde 3.8 oranında büyüyeceğini öngörüyor. Bu turist sayısının çok üzerinde bir ortalama ile biz bu yılı tamamlayacağımıza inanıyoruz. 2013 yılının ilk 10 ayı itibariyle ülkemizdeki turist artış oranı yüzde 10.24 olarak gerçekleşti. Bunun yanı sıra 2002 yılında mesela Kişi Başına Düşen Milli Gelir 3 bin 492 dolardan 2013 yılına geldiğimizde 3 kat artış gösterdi. Turizm gelirlerindeki aynı dönem içerisindeki artış oranı 2.33 oldu ve turizm gelirimiz 12.4 milyar dolardan 29 milyar dolara ulaştı. Bu sene bu rakamı daha ileri bir noktaya götüreceğiz.
 
Dış ticaret açığının turizm yoluyla kapatılmasından mavi bayraklı plaj sayısının artmasına, çevreye duyarlı yeşil yıldızlı tesis sayısının artırılmasından diğer alanlara kadar çok daha ileri rakamlara 10 yıl içerisinde ulaştık, bundan sonra da ulaşacağız.”
 
MANTALİTE YENİLENMESİNE İHTİYACIMIZ VAR
 
“Bu sektörü sizinle beraber yöneteceğiz, beraber vizyon koyacağız. Öncelikli olarak düşünmemiz gereken iş, yeni dönemde elimizdeki bu imkanların daha iyi değerlendirilmesi, daha iyi kıymetlendirilmesi için nasıl bir turizm vizyon ortaya koyacağız? Mevcut vizyonla geldiğimiz nokta budur. Bu vizyonla bundan öteye gitmemiz turist sayısını artırsak bile gelir sayısını artırmamız mümkün değildir.
 
Arkadaşlarımız yasamızda güncellenme ihtiyacı var diyorlar. Diğer alanlarda güncellenme ihtiyacı var diyorlar.
 
Bunların hepsi doğrudur. Ama esas güncellenme ihtiyacı turizme bakışımızla ilgili olmak durumundadır.
 
Ben pek çok arkadaşımızla paylaştığımızda artık Türkiye’ye üst gelir grubuna ait turistin daha çok yöneldiğini görüyorum. Ama kendimize şunu sormamız gerekir: Üst gelir grubu turisti ağırlayacak bir bakış açımız var mıdır? Kendimizi buna göre organize ediyor muyuz? Yoksa doldur boşalt şekilde çok sayıda turistten, belli bir gelire mi ulaşmaya çalışıyoruz?
 
Bu vizyonu koyduğumuz zaman bu bahsedilen hususların hepsi tek tek aşılır. Temel mesele bizim bir mantalite yenilenmesine ihtiyacımız olduğudur.”
 
BAKANLIK OLARAK HER TÜRLÜ ÖNERİYE AÇIĞIZ 
 
“Bizim önümüze getireceğiniz, vizyonumuzu genişletmek turizmle ilgili standartları yükseltmek konusundaki her türlü öneriye Bakanlık olarak 24 saat açığız. Biz sizin önünüzde yürümek istemiyoruz. Sizinle yan yana yürümek istiyoruz. Burası beraber yöneteceğimiz beraber vizyon koyacağımız bir Bakanlık. Ama en önemli meselelerimizden bir tanesi aynı zamanda beraber sorumluluk üstleneceğimiz bir Bakanlık. Bununla ilgili olarak biz her türlü diyaloğa, işbirliğine açık olduğumuzu bir kere daha ifade ediyorum.
 
Alexander Graham Bell’in icat ettiği telefondan Steve Jobs’un icat ettiği iPhone’a turizmimizin gelişmesi için her türlü imkân ve kapasite hazırdır. Biz bu yazılımı güncellediğimiz andan itibaren 2013 hedeflerine çok kısa bir zaman içerisinde ulaşabiliriz.”
 
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu konuşmaların ardından TÜROFED Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
 
(14.12.2013)
 
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 7
  • 9