BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
Font -  Font +

DÜNYA ŞEHİRLERİ KÜLTÜR FORUMU’NUN İLK ZİRVESİ BAKAN ÇELİK’İN KATILIMIYLA BAŞLADI

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 2012 yılında kurulan ve her yıl düzenli olarak dünya şehirlerinin yöneticilerini bir araya getirmeyi planlayan Dünya Şehirleri Kültür Forumu’nun İstanbul’daki zirvesine katıldı.
 
 
Zirvenin açılışında yaptığı konuşmaya “Cennete Hoş Geldiniz” diyerek başlayan Bakan Çelik, yaşanan yoğun iletişim ve etkileşimin inandığımız, bildiğimiz ve anlamlandırdığımız bütün kavramlar üzerinde çok çarpıcı bir etkisi olduğuna işaret etti. 
 
KÜLTÜR ARTIK STRATEJİK DÜZEYDE ELE ALINMASI GEREKEN BİR KAVRAMA DÖNÜŞTÜ
 
Bakan Çelik, konuşmasına şöyle devam etti:
 
“Siyasal açıdan yeni bir durumla karşı karşıyayız. İnsanoğlu yeni bir durumla karşı karşıya. Artık şehirler devletler gibi birer siyasi aktör haline geldi. Şehirler devletlerle yarışan zaman zaman da devletleri aşan siyasal aktörler olarak önümüze çıkıyor.
 
Kültür açısından da yepyeni bir durumla karşı karşıyayız. Kültür artık sadece bir şehri güzelleştiren, o şehirdeki bazı etkinlikleri ifade eden bir kavram olmaktan çıkıyor, siyaset gibi, ekonomi gibi artık stratejik düzeyde ele alınması gereken bir kavrama dönüşmüş oluyor. Küresel şehirler kavramı giderek daha da önemli hale geliyor. Çünkü şehirler, devletleri aşan siyasal, ekonomik etkiler yaratabiliyor.
 
Yakın zamana kadar küresel şehirler kavramı, teorisi daha çok siyasetle, sporla, ulaşımla, eğitimle anlamlandırılan, tanımlanan kavramlarken artık küresel şehirlerin tanımının merkezine kültürel faaliyetler yerleşmiş durumdadır.
 
Şehir felsefesi üzerinde bir değişimle karşı karşıyayız. Şehir artık içinde yaşadığımız bir mekân olmaktan süratle çıkıyor. Olması gerektiği bir şekilde içinde yaşadığımız bir organizmaya dönüşüyor. Dolayısıyla biz sadece bir şehrin, mekânın içinde yaşamıyoruz. O şehirle birlikte yaşıyoruz. Biz şehri etkiliyoruz ama muhakkak ki şehir de bizi etkiliyor. Bu karşılıklı etkileşim içerisinde şehir sadece içine yerleştiğimiz bir mekân olmaktan çıkıp hayatımızı anlamlandıran bir organizmaya dönüşüyor.
 
Bütün bu gelişmeleri anlamlı kılacak olan ve küresel düzeyde bu akışkanlığı sağlayacak olan yegâne stratejik faktör, bugün kültür olarak önümüze gelmektedir. Fakat küreselleşmenin önümüze getirdiği çok daha büyük bir mesele var ki yine bu toplantı açısından önemlidir.”
 
"İnsanların bir ülkede, şehirde yaşaması o insanın herhangi bir yere ait olmasını beraberinde getirmiyor. Küreselleşme yeni bir kavram getirdi önümüze. İnsanlar şehirlerin, devletlerin içinde yersizleşme ve yurtsuzlaşma yaşıyorlar.
 
İnsanlar belli kimlik aidiyetlerini özgür bir biçimde gerçekleştiremiyorsa, kimlik haklarını ve kültürel haklarını gerçekleştiremiyorsa, o şehrin kültürüne ait olamıyorsa o insanlar yaşadıkları şehir içinde diaspora durumuna düşüyorlar. Yaşadıkları ülkenin ve şehrin içerisinde sürgün durumuna düşüyorlar. İşte şehir felsefesi açısından bir şehirde yaşayan insanların o şehrin diasporası haline gelmemesi bir ülkede yaşayan insanların o şehirde kültürel ve kimliksel hakları bakımından sürgün konumunda yaşamamaları da bizim en önemli meselelerimizden biri olarak önümüzde durmaktadır.
 
Yersizleşme ve yurtsuzlaşmanın aşılması bugün insanlığın en büyük problemlerinden birisi olarak önümüzdedir. Ama bu sadece mekânsal bir yersizleşmenin, mekânsal bir yurtsuzlaşmanın açılması değildir. İnsanın kimliksel yersizleşmesinin, yurtsuzlaşmasının açılması da ancak küresel şehirler üzerinde yapacağınız tevekkül ile mümkün olacaktır.”
 
DEVLETLERİN BUGÜN GERÇEKLEŞTİREMEDİĞİ BİR TAKIM BARIŞ VE SİYASİ İLİŞKİLERİ KÜLTÜR ÜZERİNDEN KÜRESEL ŞEHİRLER GERÇEKLEŞTİREBİLİR
 
“Kültürün sahip olduğu geniş politik ağı bugün daha çok değerlendirmek durumundayız. Çünkü devletlerin bugün gerçekleştiremediği bir takım barış ve siyasi ilişkileri kültür üzerinden, küresel şehirler gerçekleştirebilir. Dünya şehirlerinin kültürün şekillenmesinde üslendiği rol bütün alanları olumlu yönde etkileyecektir. Kültürün derinliğini artık bugün dünyayı anlamlandırmakta yetersiz kalmış paradigmaları aşacak bir zemin olarak kullanabiliriz.
 
Bugün geldiğimiz bu noktada dünyanın sadece ticaret ve finansla birbirine bağlı olması insanoğlu için yetersiz bir ruh ortaya çıkarıyor. Bu yetersizliği aşmanın yolu bu küresel şehirler üzerinden kültürel bağların yeniden kurulması, yeni köprüler ve yeni ağlar inşa edilmesiyle mümkün olacaktır.
 
Küreselleşmenin genel kültürler üzerinde yarattığı tehdidi devletler temelindeki bir siyasi düşünceyle aşamayız. Küreselleşme ile yerelleşme arasında tehdit ilişkisini bir sinerji ilişkisine çevirmek durumundayız. Bu sinerji ilişkisini kurabilecek tek alan küresel şehirlerdir.   Bunu sağlayacak yegâne köprü de ancak kültürel faaliyetlerdir. Bir bütün olarak kültürün, küresel şehirlerdeki dinamik gelişimini destekliyoruz. Şehirlerin kendi aralarında bu çerçevede paylaşım ve üretimde bulunmasını, yeni ağlar ve yeni köprüler kurmasını Bakanlık olarak politikamızın temellerinden biri kabul ediyoruz.
 
Devletlerin başaramadığını küresel şehirlerin başarabileceğine inanıyoruz ve bu gelişmenin hükümetler tarafından da desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kültür bize siyaset üzerinden gerçekleştiremediklerimiz ve siyaset üzerinden söyleyemediklerimizi gerçekleştirebileceğimiz ve söyleyebileceğimiz çok büyük bir alan oluşturmaktır ve bu insanlık adına yeni bir anlayıştır.”
 
KÜRESEL ŞEHİRLER BİRER DİPLOMATİK AKTÖR OLARAK DÜNYADAKİ YERLERİNİ ALACAKLARDIR
 
“Kuşkusuz kültür, siyasal ve ekonomik diplomasinin içsel ve gerekli bir zeminidir. Bu yaklaşım farklı kültürleri özgün yanlarıyla küresel diplomasinin bir unsuru haline getirecektir ve burada da küresel şehirler birer diplomatik aktör olarak dünyadaki yerlerini alacaklardır. Kültürün dünya şehirlerinin, kamu politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini bu bakımdan temel görüşümüz olarak ifade ediyoruz.
 
Bu çerçevede bu zirveye katılan şehirlerin kültür yöneticilerine sadece kültürel alanda değil dünya barışı, siyasete katkı ve dünya üzerindeki küresel barışın sağlanması bakımından da büyük bir misyon düşmektedir.
 
Bu buluşmayı bu bakımdan sadece şehir-kültür ilişkisi değil, insanlığın temel meseleleri üzerinde yeni açılımlar getirecek bir zemin olarak görüyoruz ve fevkalade önemsiyoruz. Bu çalışmanın kültürü şekillendiren dünya şehirlerinden İstanbul'da yapılmasını da bu bakımdan çok önemli buluyoruz. İstanbul her zaman için yakın çevresine, bölgeye ve dünyaya istikrar ve barış mesajı vermiş kadim bir şehirdir.”
 
15 Kasım’a kadar sürecek olan zirvede, konuşmacılar şu başlıkları tartışacaklar:
 
-Yeni Kültürel Gündem: Dünya şehirlerinin liderleri kültürün tüm potansiyelini nasıl ortaya çıkarabilir?
-Tüm dünya bir sahne midir? Kültür: uluslararası konumlanma, tanıtma ve içedönük yatırım.
-Biz inşa etsek gelirler mi? Kültürel altyapıya ilişkin yeni düşünceler: sürdürülebilir bir dünya şehrinin tasarlanması, inşası ve canlandırılması.
-Peki bu aslında kimin şehri? Tüm vatandaşlar için kültür: katılımı genişletmek ve yaratıcı üretimi desteklemek.
-Kültür hizmet eder mi? Kültür ve kamu hizmetlerine yönelik stratejiler.

Forumun kuruluş amacı ise şehirlerin, ekonomik ve sosyal başarılarında kültürün kritik katkısını araştırmaktır.
 
İstanbul’un yanı sıra foruma üye olan diğer dünya şehirleri şunlar: Amsterdam, Pekin, Berlin, Bogota, Buenos Aires, Hong Kong, Johannesburg, Los Angeles, Londra, Mexico, Montreal, Moskova, New York, Paris, Rio de Janeiro, Roma, Sao Paulo, Seul, Şangay, Singapur, Tokyo, Toronto. Diğer kurucu üyeleri; Johannesburg, Londra, New York, Paris, Shanghai, Sydney, Tokyo.
 
(14.11.2013)
 
  • Dünya Şehirleri Kültür Forumu İlk Yılık Zirvesi Bakan Ömer Çelik’in Katılımıyla Başladı
  • Dünya Şehirleri Kültür Forumu İlk Yılık Zirvesi Bakan Ömer Çelik’in Katılımıyla Başladı
  • Dünya Şehirleri Kültür Forumu İlk Yılık Zirvesi Bakan Ömer Çelik’in Katılımıyla Başladı
  • Dünya Şehirleri Kültür Forumu İlk Yılık Zirvesi Bakan Ömer Çelik’in Katılımıyla Başladı
  • Dünya Şehirleri Kültür Forumu İlk Yılık Zirvesi Bakan Ömer Çelik’in Katılımıyla Başladı
  • Dünya Şehirleri Kültür Forumu İlk Yılık Zirvesi Bakan Ömer Çelik’in Katılımıyla Başladı
  • Dünya Şehirleri Kültür Forumu İlk Yılık Zirvesi Bakan Ömer Çelik’in Katılımıyla Başladı