BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
Font -  Font +

TÜRKİYE İSLAM DÜNYASININ KUTSAL EMANETLERİNİ RESTORE EDİYOR

Tayland’da Patani İslam Krallığı Dönemi’nden kalma ve Müslüman Malaylar tarafından yüzyıllarca muhafaza edilmiş olan Kur'an-ı Kerimler Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in katıldığı törenle Taylandlı yetkililere teslim edildi.

 

Osmanlı İmparatorluğu başta olmak üzere çok sayıda İslam ülkesi tarafından Tayland’ın Patani Bölgesi’ndeki Müslümanlara teslim edilen eserleri restore eden Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından Türkiye’ye getirilen altı adet Kuran-ı Kerimden beşinin çalışmalarını tamamlayarak Taylandlı yetkililere teslim etti.

 

Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi’nde düzenlenen törene Bakan Çelik’in yanı sıra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, İHH Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç, Türkiye Yazma Eserler Kurumu ile Taylandlı yetkililer katıldı.

 

Bakan Çelik, dünya hafızlık yarışması birincisi Mustafa Kızılcıoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet Han için yazılan ve kendisinin de bizzat okuduğu Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan töreninin ardından dünyanın en büyük yazma eser kütüphanelerinden biri olan Süleymaniye El Yazması Kütüphanesi’nin modern ve ileri teknolojiye kavuşturulan Yeni Nesil Depo Sistemleri’nin açılışını yaptı.

 

 

KUR'AN-I KERİM’E HİZMET EN BÜYÜK ŞEREFTİR

 

Türkiye Cumhuriyeti bu meseleleri sahiplenmeyi kendi varoluşunun bir zekatı olarak görmektedir. Dolayısıyla biz Patani'deki kardeşlerimize ellerindeki tüm eserlerin restorasyonunu yapmaya hazır olduğumuzu söylüyoruz. Kur'an-ı Kerim’e hizmet etmek bir devletin ve bir kültür bakanının en büyük şerefidir.

 

 

PATANİ’DE MÜZE YAPMA SÖZÜ VERİYORUZ

 

Kardeşlerimizin bu eserleri buraya getirme imkanları yoksa kendilerine bütün el yazma eserlerin korunacağı bir müzeyi Patani Bölgesi’nde yapmayı vadediyoruz. Sayın Başbakanımız bu müzelerin yapılmasına çok büyük önem veriyor.

 

Bugünlerde Patani’nin yanı sıra sıkıntılı günler geçiren Timuktu’daki el yazması eserlerle de ilgileniyoruz.

 

Dolayısıyla bunlarla ilgili çalışmalarımız sadece Bakanlığın bir birimi olarak değil bir devlet politikası olarak bundan sonra da sürecektir.

 

 

DEVLETLERİ KALICI YAPAN KÜLTÜREL DERİNLİKLERİDİR

 

Tarih boyunca milletlerin yükselme ve zafer anları olduğu gibi milletlerin başına gelen büyük felaketler, savaşlar ve yıkımlar da söz konusu oluyor. Devletlerin ekonomileri siyasi rejimleri birbirine benzeyebilir. Ama ''tarih içerisinde hangi devlet, hangi millet kalıcı olmuştur'' dediğimizde kültürel derinliği bir milletin, bir devletin ne kadar güçlüyse o her türlü yıkıma ve felakete karşı kalıcılığını sürdürmüştür.

 

Yeryüzünde çok devlet vardır ama bu devletlerin her birinde bir millet yaşadığı anlamına gelmez. Çünkü millet olmak duygu ve düşünce üretmek, duygu ve düşünceyi bir kalıba dökmek, onu tarih içerisinde mekâna, kitaba dönüştürmek bunu sürdürmek anlamına gelir.

 

 

“MİLLİ KÜTÜPHANEYİ KORUYUN” BÜYÜK LİDERLERİN SAVAŞLARDAKİ İLK EMRİDİR

 

Savaşların arkasında gizli bir hikaye vardır. Büyük devletler ve büyük milletlerin büyük liderleri bir felaketle karşı karşıya kaldıklarında herkes ilk emrin ordulara güvenlik güçlerine verildiğini düşünür.

 

Fakat büyük devletlerin tarihinde gözden kaçan bir şey vardır. Bir büyük savaş veya felaketle karşılaşıldığında verilen ilk emir “Milli Kütüphaneyi Koruyun” olmuştur.

 

Çoğu kez de bir kütüphanenin yer altına taşınması, bir milletin can ve mal varlığının korunmasından daha büyük öneme sahip olmuştur. Çünkü devletin yükselişi ve düşüşü olur. Milletin evlatlarının bir kısmını kaybedebilirsiniz. Ama milli ruh, milli kültür ayaktaysa o tekrar kendisini tazeler ve geleceğe doğru yürür.

 

Dolayısıyla bu eserlerin korunması sadece bizim milli varlığımız açısından değil, medeniyet coğrafyamız açısından, bu coğrafyaya söyleyeceğimiz sözün devamlılığı açısından çok önemlidir.

 

 

MALAYLARIN GÜNÜMÜZE TAŞIDIĞI KUTSAL EMANETLER İÇİN HERKES SEFERBER OLDU

 

Yıllar evvel Patani'de baskıya uğradıkları için bu Kur'an-ı Kerimleri Malezya’ya kaçıran kardeşlerimiz bunları Malaylı Müslümanlara teslim etmişler.

 

Yıllarca pek çok Malaylı Müslüman bu Kur'an-ı Kerimleri evlerinde kormuşlar ve şimdi bunlar tekrar Patani’ye dönüyor. İHH yetkilileri büyük bir gayret ve emek sarfederek bu eserlerin korunması, restorasyonu için Türkiye’ye ulaşmasında çok önemli bir rol üstlendiler.

 

Yeni doğmuş bir bebeğe gösterdiği emeğin yüzlerce katını Sayın Sare Davutoğlu bu eserler için gösterdi.

 

Bakanlığımızın yetkilileri sadece teknik bir iş yaptıkları için değil işin manevi boyutunu da bilerek bu meseleyi sahiplendiler.

 

 

EL YAZMASI ESERLERE YARİMİZ GİBİ BAKIYORUZ

 

Biz tarihi, bugünümüzü anlamlandıran ama geleceğe dair iddiamızı, söyleyeceğimiz sözümüzü inşa eden bir zemin olduğunu düşünüyoruz.

 

Türkiye’nin sadece başkalarının söylediği sözü çözmekle yetinmeyecek kadar büyük bir ülke olduğunu biliyoruz.

 

Türkiye’nin bu ülkenin aydınlarının, kanaat önderlerinin, sivil topum örgütlerinin dünyaya söyleyeceği çok sözü vardır. Ama her sözün bir dayanağı vardır.

 

Hz. Mevlana: “Söyle söyle ki her sözün bir söyleyeni var. Her söyleyen bir ark açıyor. Bir sonraki çağa su ulaştırıyor. Gerçi her sözün söyleyeni var ama öncekilerin söyledikleri ona yar” diyor.

 

Dolayısıyla biz bu el yazması eserlere yârimiz gözüyle bakıyoruz. Geleceğimizi inşa etmekte yardımcımız, yârimizdir.

 

 

SÜLEYMANİYE KÜLLİYESİ DEVLETİMİZİN HAFIZASIDIR

 

Kadim Süleymaniye Külliyesi hepimiz için çok önemlidir. Burada devletimizin ve milletimizin hafızası gizlidir.

 

Buradaki eserlerin her birinin bir sayfası bu toprakların aidiyetinde ve varoluşumuzda çok önemli bir yer teşkil ediyor. Her sayfa bizim için kıymetli.

 

Bunların şimdi çok daha iyi koşullara kavuşmuş olması bizim açımızdan gurur verici bir olay. Umarız bizdeki ve dünyanın başka yerlerindeki el yazması eserlerin daha iyi koşullara kavuşması için birer vesile oluruz.

 

KUTSAL EMANETLERİ MUKADDES BİR GÜNDE TESLİM EDİYORUZ

 

Bizim geleneğimizde insanın zamanın çocuğu olduğu söylenir. Dolayısıyla her anın kıymeti bir diğerinden farklıdır.

 

Bu an benim için son yıllarda birçok şeyin bir araya geldiği kıymetli anlardan bir tanesi oldu.

 

Bugün Kadir Gecesi’nin başlangıcındayız. İstanbul’da kadim Süleymaniye Külliyesi’ndeyiz ve Patani’den gelen kardeşlerimizle beraberiz.

 

Büyük badireler atlatarak büyük maceralar yaşayarak bugünlere ulaşmış, birçok insanın emeği ile bugün onarılması sağlanmış olan Kur'an-ı Kerimlerin teslim törenindeyiz. Dolayısıyla çok özel anların bir araya geldiği bir zamandayız.

 

EL YAZMASI ESERLE İLGİLİ ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ

 

Hocalarımızın, üniversitelerimizin, arkadaşlarımızın bu konuya gösterdiği ilginin gurur verici olduğunu ifade etmek istiyorum.

 

Bundan sonrasında da bunula ilgili takibimiz devam edecek. İHH Vakfı yetkilileri bu konuya özel önem veriyorlar. Kendilerine bu gayretleri için Bakanlığımız adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bundan sonra da bize ulaştıracakları her türlü el yazması eseri beklediğimizi ifade etmek istiyorum.

 

Sayın Sare Davutoğlu bizleri kültürel hassasiyetlerimiz konusunda sık sık uyarıyor. Ama asıl teşekkür bugün bu hassasiyeti göstererek buraya gelen hocalarımız başta olmak üzere siz değerli misafirlerimizindir. Geçmişten gelen ve bugünümüzü anlamlandıran ve geleceğin tarihini yazacak olan bu çabanın sürmesi gerekiyor.

 

(03.08.2013)