BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ
Font -  Font +

SAKARYA'DAN ÇÖZÜM SÜRECİ MESAJLARI


 
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi.
 
PARTİLİLERE SÜRECİ ANLATTI

"Türkiye'de siyaset yoluyla elde edilemeyip de silahla elde edilen bir hak yoktur. Türkiye'de demokrasi standartları, milletin olgunluğu, tüm bu bahaneleri boşa çıkarmıştır. Şimdi bugün Başbakan ve partimiz sizin desteklerinizle büyük bir risk almıştır. Büyük bir cesaret örneği ortaya koyarak Türkiye Cumhuriyeti topraklarındaki silahlı unsurların yurt dışına çıkarılması için çözüm sürecini başlattı. Bu çözüm sürecinin dışında bazı konulardan bahsedildi. 'Neyin karşılığında yaptınız, neyin pazarlığını yaptınız-' Açık ve net söylüyorum, pazarlık kelimesini bütün anlam ve içeriğiyle reddediyoruz. İktidar adına sizin zerre kadar karşı çıkacağınız bir iş yapmayız. Bu parti milletin değerleriyle yoğrulmuştur.
 
Çözüm süreci, içinde zerre kadar yabancı tefekkür kırıntısı olmayan, yüzde yüz bu milletin değerleriyle oluşturulmuş, yerli bir süreçtir ve bu çözüm sürecinin manevi mülkiyeti bu millete aittir.
 
Bu millet adına bu ülkenin içinde demokrasimizi, hukuk devletimizi, ekonomimizi tehdit eden silahlı unsurların yurt dışına çıkarılması için Türkiye'nin demokrasinin, tarihsel mirasının gücüyle, milletimizin büyük bir millet olmasıyla getirdiği tarihsel deneyimin ışığında bu süreci hep beraber yürütüyoruz. Türkiye'de farklı kimlikler, ana dillere sahip gruplar, farklı etnik gruplar, mezhepler, dinleri olan vatandaşlarımızla hepimiz tek milletiz. Sınırlara saygı duyuyoruz ama bu sınırları aramızdaki engeller görmüyoruz. Şunu biliyoruz. Bağdat'ta huzur yoksa Diyarbakır rahat uyuyamaz. Beyrut'ta huzur yoksa Adana'da huzur yoktur. Bosna'da sıkıntı varsa, İstanbul'da da sıkıntı vardır. Biz dünyaya böyle bir medeniyet perspektifinden bakıyoruz."
 
ÇETELERLE MÜCADELE EDİLDİ
 
"Bugün AK Parti 10 yıllık dönem boyunca nasıl bir performans sergiledi. Türkiye'nin içinde bir yandan ekonomik yolsuzluklarla uğraştı, ekonomisini düzeltmeye çalıştı. Bir yandan Türkiye içinde çöreklenmiş darbeci çete ve çeşitli oligarşik gruplarla mücadele etti ama tüm bunları yaparken demokrasinin ve ekonominin çıtasını yükseltti.
 
Bunun bir de terör boyutu var. Biz sorunun siyasi, sosyal, ekonomik boyutunu nasıl aşıyoruz, Türkiye'deki demokrasinin standartlarının yükseltilmesiyle aşıyoruz. Bu ülkede devlet içinde örgütlenmiş, çöreklenmiş çetelerin kendi kendilerine ürettikleri, milletten kopmuş ideoloji yüzünden hemen hemen herkes acı çeki. İnançlı insanlar okul kapılarından çevrildi, eğitimleri yarım kaldı. Solcu insanlar, 'liberalim, milliyetçiyim' diyen insanlar darbeciler tarafından çeşitli şekillerde mağdur edildi. Bu ülkede insanlar annelerinden öğrendiği dili konuşamadı, dilleri ve kimlikleri yasaklandı."
 
TARİHE DAMGA VURAN DEVLET OLABİLMEK
 
"Güçlü bir ülke için; güçlü bir siyasi rejim, güçlü bir ordu, güçlü bir istihbarat, güçlü bir ekonominiz ve etkili bir dış politikanız olması gerek. Tarih boyunca bir sürü devlet gelmiş, geçmiş. Biz bir de başka bir ölçü koyuyoruz ortaya. Güçlü devletin olmasının ötesinde, kalıcı devlet, tarihe damga vuran millet ve devlet olmak için ne gerekiyor. Bir millet, devlet, önüne çıkan tarihin çeşitli aşamaları içindeki sorunları, kendi halkının iradesiyle kapasitesini büyüterek aşabiliyorsa, onlar tarih içerisinde kalıcı oluyorlar."
 
SESSİZ DEVRİM

"27 Nisan gecesi askeri bürokrasi adına hükümete uyarı mahiyeti taşıyan, belli konulara dikkat çeken bir bildiri yayımlandı. Bunun özü neydi? Hükümetin yaptığı faaliyetler yüzünden geçmişte eski Türkiye'de kalmış alışkanlıkları çerçevesinde ortaya çıkmış bir uyarı bildirisi. Bu ne anlama geliyor? Normal bir demokratik ülkede, sağlıklı bir ülkede, sağlıklı bir rejimde ve sistemde, hiçbir şekilde olmayacak, hiçbir şekilde gündeme alınmaması gereken bir mekanizma... Yani askeri bürokrasi tutuyor, sivil seçilmiş hükümeti, sivil siyaseti belli konularda uyarıyor. Son 200 yıllık tarihimizde askeri ya da sivil bürokraside seçilmiş siyasilere hangi sınırlar içinde davranacakları, Anayasa'nın dışında hangi gizli kanunlara, kodlara tabi olacakları şeklinde bir sürü çizgi çekilmeye çalışıldı. 200 yıllık tarih boyunca, bütün Türkiye cumhuriyetleri içinde bir tek bizim hükümetimiz karşı durarak bu sistemi ters düz etti."
 
IRKÇILIK DIŞARIDAN İTHAL EDİLDİ

"Tek bir millet ifadesinin arkasına sığınarak, bazı farklı etnik gruplardaki kardeşlerimizin dillerinin yasaklanmasına, farklı mezheplerdeki kardeşlerimizin ananelerinin adetlerinin yok edilmesine göz yummuşuz. AK Parti olarak 'Türk Milleti' derken şunu kastediyoruz; Farklı kimlikler, tarihsel miraslar, adetler söz konusu olabilir, bütün bu kimliklerin, etnik grupların, mezhebi algıların hepsinin bir araya getirdiği o büyük çatı.
 
Şundan herkes emin olsun, gerçek Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Gürcülerin kitabında Türk, Kürt, Arap ve Gürcü ırkçılığı yoktur. Bu hastalıklar coğrafyamıza dışarıdan ithal edilmiştir.
 
Diyorlar ki 'Türk Milleti' ifadesi ne olacak? Biz şunu söylüyoruz. Öncelikle milletin kimlerden oluştuğu konusunda mutabakata varalım. Milletimiz tek bir ırktan oluşan bir millet değildir. Milletimiz, tek bir mezhepten oluşan bir millet değildir. Tüm bunlar bir araya geldiğinde bu millet kendisini nasıl tanımlamıştır. Komşusunun etnik kimliğine, ırkına, mezhebine bakmaksızın, tek bir millet olduğunun bilinciyle, tarih içindeki rolünü yürümüş, bugüne gelmiş ve bundan sonra da geleceğe yürüyecektir. Bizi yerimizde saydıran nedir? Aramıza ırkçılık, bölgecilik, mezhepçilik hastalığının sokulmasıdır.
 
Hükümet, bu ülkeye barış getirmek için her türlü provokasyona karşı asla geri adım atmayacaktır. Biz ne bu ülkedeki kimlikleri radikalleştirerek millet içinde yeni milletler çıkarmaya çalışan siyasetlere taviz vereceğiz, ne de tekiz, bir ve bütünüz' diyerek tekliğin, birliğin ve bütünlüğün hakkını veremeyen, başka kimlikleri, dilleri yasaklayan, vatandaşlarımızın bir kısmı üzerindeki zulmü görmezken gelen o tür siyasetlere taviz vereceğiz"
 
TÜRKÇE ORTAK İLETİŞİM DİLİ
 
"Bu büyük coğrafyada Türkçe hepimizin ortak iletişim dili. Bizim için ortak iletişimimiz aramızdaki bu büyük kaynaşmanın sağlanması açısından büyük zenginliktir. Resmi dilin Türkçe olmaktan çıkarılması şeklindeki iddiaların hepsi kara propagandadır. Türk'ün, Kürd'ün, Arap'ın ortak anlaşacağı dil olarak resmi dil Türkçedir. 'Resmi dili Türkçe' yaptık diye, 'Türkçe diğer dillerden üstündür' iddiasında bulunmuyor kimse. Herkesin dili ve kültürünü çok muhterem sayarız. Onlar yeryüzünün, insanlığın zenginliğidir, Allah'ın ayetleridir."
 
Toplantının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Vallik'i ziyaret etti.
 
 
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi
  • Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik Adapazarı Kültür Merkezi'nde (AKM) Sakaryalılarla bir araya geldi

 ​